Şirket-i Hayriye’den Şehir Hatlarına; Kadıköy-Karaköy-Eminönü Hattı
Şirket-i Hayriye, 1851 yılında Osmanlının ilk anonim şirketi olarak, Boğaziçi ile İstanbul arasında artan ulaşım gereksinimini güvenli bir şekilde sağlamak üzere kuruldu. İlk sipariş edilen altı buharlı vapur İngiltere’den geldi. Şirket-i Hayriye’nin ilk yıllarında az olan iskele sayısı artırılmaya çalışıldı. Boğazın, Anadolu yakasındaki ilk İskelesi Üsküdar’dı. Daha sonra Kadıköy İskelesi kuruldu. 1913 yılında, 900 bin nüfuslu İstanbul’da yılda 19 milyona yakın yolcu taşınıyordu ve deniz ulaşımının payı yüzde 60’ları bulmuştu. Ancak, elektrikli tramvaya geçilmesi, banliyö trenlerinin artmasıyla, 1915’den itibaren azalmaya başladı. Şirket-i Hayriye, 1944’de Ulaştırma Bakanlığı tarafından satın alınarak Şehir Hatları Müdürlüğü’ne bağlandı. 1945 yılından sonra, filosu yenilenmeye başlandı. 1952 yılında filoya katılan “Bahçe” tipi vapurlardan 1700 kişilik “Paşabahçe Vapuru”, İtalya’da yapıldı. “Dolmabahçe” ve “Fenerbahçe” vapurları da hizmete girdi. Zaman içinde “Dolmabahçe” hurdaya gitti. “Fenerbahçe” Koç müzesinde yaşatılıyor. Paşabahçe Vapuru ise Haliç Tersanesinde 2020 yılında yenilenip kullanılmaya başlandı. 1974’te yıllık yolcu sayısı 89 milyonu buldu. 2005 yılında, Şehir Hatları Vapurları Ulaştırma Bakanlığı bünyesinden İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) devredildi. 2010 yılında, İBB bünyesinde “İstanbul Şehir Hatları” adıyla yeni bir şirkete dönüştü. Şehir hatlarına, 2008-2010 yılları arasında yeni yapılan 1700 kişi kapasiteli vapurlar ilave oldu. 2015 yılında, 700 yolcu kapasiteli tekne tipi vapurlar katıldı.(Küçüksu, Göksu gibi). Her iki yönde gidebilen, manevra kabiliyeti yüksek ama şehrin silüeti, dokusuyla bağdaşmayan, yan balkonları olmayan, tek açık alanı üst güverte olan bu vapurlar çok eleştiri aldı. Zaman içinde motorların sayısı çoğaltılıp, Şehit Hatları Vapurlarının sayısı azaltılmaya başlandı.
Şu anda Şehir Hatları, Boğaziçi, Adalar ve Haliç’e, 30 gemi, 1261 personelle, toplam 32 hat ve 53 İskelede, günde ortalama 905 sefer düzenleyerek yılda 40 milyon civarında yolcu taşıyor. Toplu taşıma içindeki payı yüzde 3 civarında. İçinden deniz geçen tek şehir olan İstanbul için deniz ulaşımının payı çok düşük.Bu payı arttırmak için vapurlar, otobüs ve raylı sistemlerle entegre edilmeye; vapurlarda yenilikler uygulanmaya çalışılıyor. Engelli yolcuların, bisikletli, çocuk arabalı, yaşlı yolcuların biniş ve inişlerini güvenli yapmaları için “elektronik rampa sistemi” kullanılmaya başlandı. Kadın personel sayısı arttırılıyor; halatçı, vapur içinde görevli olan, kaptan adayı olan kadınlar var. Vapur içlerine ahşap çocuk oyun alanları konuldu. Vapur içinde, müzisyenler, izin kartlarıyla, kendilerine ayrılan kısımda müzik yapıyorlar. Vapur Kafeler’de içecek, hediyelik eşya ve kitap satışı var. “İstanbul’da Vapura binmeyen kalmasın” mottosuyla, projeler yapılıyor. Kadıköy eski ve yeni vapur İskelelerinin üst katlarında ve Karaköy İskelesinin üst katında, “İstanbul Kitapçı”ları ve kafeler açıldı.
“İstanbulaşım” Belgesel Fotoğraf Projesinde konum, Kadıköy-Karaköy-Eminönü hattında vapur yolculuğunu çeşitli yönleriyle belgelemek. Bu hat üzerinde vapurlar, Kadıköy İskelesinden hafta içi sabah 6.10’da kalkıyor ve her 20 dakikada bir devam ediyor. Gece son sefer Karaköy’den saat 1.00’de. Eminönü İskelesinde ise son sefer 21.05’de bitiyor. Kadıköy’den Karaköy’e giden vapurlar, Eminönü’ne devam ediyor ve Eminönü’nden kalkan vapurlar ise doğrudan Kadıköy’e gidiyor. Şehir hatları vapurlarını seçmemin başta gelen nedenleri, İstanbul’un önemli tarihi sembollerinden birisi olmaları, kentin dokusuna, silüetine uyum sağlamış olmaları; huzurlu, konforlu bir yolculuk yapma imkanı sunmaları; ayrıca yerli ve yabancı turistlerin çok büyük ve karmaşık bir megakent olan İstanbul’u kısa sürede denizden görme ve kavrama olanağına sahip olmalarını sağlamaları. Kadıköy-Karaköy-Eminönü hattı, İstanbulluların yanısıra yerli ve yabancı turistlerin ağırlıkta olduğu bir hat. Turistler, tarihi eserlerin yoğunlukta olduğu Karaköy ve Eminönü bölgesine vapurla ulaşmak, ayrıca yolculuk sırasında şehrin haritasını genel hatlarıyla kavramak istiyorlar. Bu hatta, çocuklu aile sayısı diğer hatlara göre daha az; genç çiftler, genç gruplar, eğitimli, modern giyimli yolcular ağırlıklı olduğu gibi, aşırı muhafazakar kişileri de görmek mümkün oluyor. Turistler, İstanbul silüetini hayranlıkla izleyip, Galata Kulesi, Yeni Cami, Süleymaniye Cami, Topkapı gibi İstanbul’un tarihi sembollerini fotoğraflamaya çalışırken, bir tarafta da kanapelerde uyuklayan yolcuları, dizüstü bilgisayarına, cep telefonuna gömülmüş yolcuları görüyoruz. Yolcuların vapur içinde dolaşabilmesi, mevsimine göre açık ve kapalı kısımlarda oturabilmesi, İstanbul’un güzelliklerini seyrederek, çayını, kahvesini yudumlayarak, müzisyenlerin yaptığı müzikleri dinleyerek yolculuk yapması bir ayrıcalık.
Kadıköy-Karaköy hattında vapur yolculuğu 20 dakika, Karaköy-Eminönü hattında ise 10 dakika sürüyor. Bu seferlerin her 20 dakikada bir yapıldığını dikkate alırsak, çok yoğun bir sirkülasyonla dolayısıyla değişik yolcu tipleri, yolculuk halleri, vapur mürettebatıyla karşı karşıya olduğumuz gerçeği ortaya çıkıyor. 4 ay süresince devam eden bu belgesel çalışmada, hat üzerindeki vapur yolculuğunun çeşitli yönleri ele alınmaya, fotoğraf diline uyarlanarak bir hikaye oluşturulmaya çalışıldı.




























































Nevin AZAKOĞLU’nun çalışmasını altyazılarıyla aşağıdaki albümde izleyebilirsiniz…
İSTANBULAŞIM Fotoğraf Albümünün tamamını (altyazılarıyla) aşağıda izleyebilirsiniz…









